21 Ağustos 2019 Çarşamba

Max Frisch- Homo Faber

"Fazla yorgun olduğum zaman çekilmez oluyorum, her zaman da fazla yorgun insan."

MERHABALAR!

Homo Faber kitabını kitabevi gezerken rastladığım ve üzerine düşünmeden aldığım bir kitaptı. Yazarın başka kitabını okumamıştım veya birinden öneri olarak duymamıştım. Sadece konusu ilgimi çekmişti ve almıştım. Ama söylemem gerekir ki pişman olmadım. :)

Kitabın arka kapağını paylaşıp yoruma geçiyorum hemen. 

"İsviçreli yazar Max Frish, XX. yüzyılın iz bırakan entelektüellerinden biri; modern insanın açmazlarını anlatan başarılı bir gözlemci" -Arka kapaktaki bu bilgiyi yazar hakkında kısa bir yorum olarak eklemek istedim. 

"Max Frisch'in ünlü yapıtı Homo Faber, romanın kahramanı Walter Faber'in kişiliğinde ayakları 'hep' yere basan, salt akla inanan, dünya görüşünü yalnızca teknoloji ve matematiğin verileri üstüne kuran modern insanın trajedisini sergiler. Yaşamın 'öte yanını' yadsımayı yaşam ilkesi olarak benimseyen Faber, sonunda bir dizirastlantının kurbanı olur; bu rastlantılar Walter Faber'i insanlığın yaradılışından bu yana günahların en korkuncu sayılmış bir günahın kucağına itecektir. (...) Sanatçı kişiliği, Thornthon Wilder ve Bertoit Brecht'in belirgin izlerini yansıtan Frisch'in bu kitabı, XX. yüzyılın roman yazınının başyapıtlarından biridir." -Ahmet Cemal

10 Mayıs 2019 Cuma

Patrick Süskind- Koku

"Parfüm zaman içinde yaşar; gençliği, olgunluğu, yaşlılığı vardır. Ve ancak hayatının üç çağında da aynı hoş biçimde koku veriyorsa başarılı olmuş denebilir."

MERHABALAR!
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitap!
Kurgusu, baş karakteri, betimlemeleri, olay akışı çok çok başarılıydı. Zaten Alman edebiyatı beni büyük ölçüde mutlu etmiştir. :) Gerçekten bu kadar geç okuduğum için üzgünüm.

Patrick Süskind modern edebiyatın öncülerinden kabul edilmiş Alman roman, senaryo ve radyo oyunu yazarı. Kendisi hakkında çok az şey bilinen yazarın dikkat çeken birkaç özelliği bulunmakta. Mesela fotoğraf çekilmekten hoşlanmıyor, röportaj vermiyor ve asla edebiyat ödüllerini kabul etmiyormuş. (İnsanlarla iletişim kurmayı sevmediği de söylenenler arasında.) 

Uzatmadan sizinle ilk arka kapak yazısını sonra da yorumumu paylaşmak istiyorum.

"Patrick Süskind'in, Almanya'da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan 'Koku' adlı bu romanı, gerçekte alışagelmiş çok satarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisi sergileyen bir kitap. Olay, 18.yüzyıl Fransa'sında geçer; kitabın kahramanı Jean- Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını yitirir.. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimi verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dahiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir."

20 Nisan 2019 Cumartesi

Hakan Günday- Kinyas ve Kayra

"Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. Ve tükenmez huzur arayışımız, hayatta kalmamızı sağlıyor. "

MERHABALAR!
Bugün sizlerle sonunda Kinyas ve Kayra kitabı hakkında düşüncelerimi paylaşacağım. 
Kitabı bitirmem sınavlarımdan dolayı biraz uzun sürdü ama bitti işte. :) Kitabı çok uzun yıllardır okumak istiyor ama bir türlü alıp da okuyamamıştım. Bu süreçte tabi kitaplar hakkında konuştuğum tüm insanlar bu kitabın hayranıydı ve aşırı bir bağlılık duyuyorlardı. Ben de herkesin bu kadar sevdiği kitabı biraz araştırdım ve aslında sevenleri kadar sevmeyenlerinin de fazlaca olduğunu gördüm. Bu ilk başta beni çok şaşırtmıştı ama kitabı okuyunca çok da şaşırtmamaya başladı. :)

İlk önce biraz kitaptan ve yazardan bahsedip sonra da yorumuma geçmek istiyorum.

1 Nisan 2019 Pazartesi

George Orwell- Hayvan Çiftliği

"... bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalıklarından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?"

MERHABALAR!

Bugün sizlerle hakkında kötü bir yorum duyulmayan ve hatta şiddetle tavsiye edilen bir kitap olan Hayvan Çiftliği hakkında görüşlerimi paylaşacağım. Kitabı geçen yıl okumuştum ama geçen olaylar hala net bir şekilde aklımda. Kitap hakkında yorumuma geçmeden önce fikir vermesi açısından arka kapak yazısının bir kısmını şuraya iliştirmek isterim.

26 Mart 2019 Salı

Joanne Grenberg- Sana Gül Bahçesi Vadetmedim


"Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim... Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Bne yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur."

MERHABALAR!

17 Mart 2019 Pazar

Balzac- Séraphita


"Bilim maddi alemin, sevgi manevi alemin dilidir."

MERHABALAR :) 

Bugünkü postta Balzac'ın en farklı romanı olan Séraphita kitabını yorumlayacağım, kendimce.

25 Şubat 2019 Pazartesi

Paulo Coelho- Veronika Ölmek İstiyor


"Dünyanın bütün dağlarında, ormanlarında, bir tek yaprağı bile bir başkasının tıpkısı olarak yaratmamıştır Tanrı. Oysa siz farklı olmayı delilik sayıyorsunuz."

Merhabalar!

Kitap anlatımına geçmeden önce Paulo Coelho hakkında bahsetmek istediğim bir nokta var, "Veronika Ölmek İstiyor" ile hayatını birleştirdiği nokta. Kendisi bir dönem ailesi tarafından akli dengesi bozuk sanılarak 3 kere akıl hastanesine gönderilmiş. "Veronika Ölmek İstiyor" romanını da bu dönemdeki yaşantısından yola çıkarak yazmış. Bu bilgiyi edindikten sonra kitap bana daha içten, daha bizden gelmişti.

Ve kitabın konusuna bir bakış atmak amacı ile sizleri arka kapaktan bir kısım ile buluşturmak isterim.
"Veronika, her istediğine sahip görünen, renkli bir yaşam süren, yakışıklı erkeklerle gezip tozan genç bir kadın olmasına karşın mutlu değildir. Yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Başarısız bir intihar girişiminin ardından, kendine geldiği zaman bir akıl hastanesindedir. Üstelik çok kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. Zaten ölmek isteyen Veronika bu süreçte, başka dünyaların insanlarını tanırken kendisini de keşfetmeye başlar..."

16 Şubat 2019 Cumartesi

Hector Garcia&Francesc Miralles- Ikigai

"Yaşamdaki mutluluğun ana şartları: yapacak bir şey, sevecek biri ve umut edecek bir şey."

Merhabalar!

Bu post kitap yorumu gibi değil de kitap içeriği hakkında, kitaptan aldığım dersler ve hayatı yaşamak hakkında olacak, zaten bu kitap için başka türlü nasıl bir anlatım yapabilirim bilmiyorum. Çünkü diğer türlüsü kitabı tamamen aktarmak olacak ki bu da imkansız. :)

13 Şubat 2019 Çarşamba

Virginia Woolf- Deniz Feneri


"Ama ben daha hırçın bir denizin altında kapıldım onunkinden daha derin girdaplara"

Merhabalar!

Bugün sadece kitabı değil ayrıca kitaba hakim olan anlatış biçimini de anlatmak istiyorum sizlere. Virginia Woolf  hakkında yazıp uzatmak istemiyorum ama naçizane tavsiyem internetten ufak bir araştırma yapmanız. :)