15 Kasım 2015 Pazar

Frida Kahlo



Merhabalar!

Bu sefer bir yazar, bir şair, bir öncü hakkında bir şeyler yazmak istedim. 
Frida Kahlo.
Hepimizin hayranlıkla baktığı bir kadın.
Resimleri, oto-portreleri, şiirleri..

Bana göre bir devrimdir Frida Kahlo.
Birçok şeyin başlangıcı.
Bir inanç, bir duygu -ki bu aşk-, bir savaş kahramanı.

 Evet benim için bu kadar değerli olan birini kısaca da olsa bile size de                                            tanıtmak büyük zevk!  :)


  "Eğer sizin için mücadele edecek, sizi bir kadının hak ettiği değerle süsleyecek, sizi hayatına dahil edebilecek ve gözlerinizin içine bakıp SENİ SEVİYORUM diyebilecek bir erkeğiniz varsa dünyanın en şanslı kadınısınızdır demektir."


Kahlo, asıl doğum tarihi 6 Temmuz 1907 olmasına rağmen 7 Temmuz 1910 tarihinde Meksika Devrimi ile yeniden doğan Meksika ile aynı gün olmasını istemiştir.

Kendisi bir ressamdı. Resimleri genellikle 'sürrealist' olarak nitelendirilse de o bunu reddetmiştir. Ayrıca 20.yy ressamı olsa da kendisi politik görüşleri, özel yaşamındaki hisleri ile de gündeme gelmiştir. (Ki resimleri kadar aşkı da değerlidir benim için)

-Bir sanat okulunda ders veren Kahlo sağlık durumu kötüleşince bile ders vermeyi bırakmamış ve derslerini evinde vermeye başlamıştır. Öğrencilerine "Los Fridos" (Frida öğrencileri) denilmiştir.-



6 yaşında çocuk felci geçirmiş ve bir ayağı topal kalmıştı. Kendisine "Tahta Bacak Frida" lakabı takılmıştı, acısına rağmen pes etmemiş, insanlardan kaçmayıp dönemin en iyi eğitimini veren okullarından Ulusal Hazırlık Okulu'na yazılmıştı.
Okulun Frida için önemi kültürel ve politik yönden de olduğu kesindir.
Hatta sonraki yıllarda Meksika düşün hayatında etkin olacak isimlerle dostluk kurmuştur.
Aynı dönemde anarşist edebiyat gruplarına katılmış ve sonrasında Meksika Komunist Partisi'ne katılmıştır.
Karakterinin oluşumu okul yıllarında oluşmaya başlamıştır.




Geçirdiği 2 kaza sonucunda yatağa bağlı olarak yaşayan Kahlo, yatağının üstünde olan, "gündüzlerin ve gecelerin celladı" olarak isimlendirdiği ayna sayesinde oto-portreler çizmiştir. Eserleri hakkında ünlü ressam Picasso bile " Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz." demiştir.





Bu çalışmasında ise düğün günlerini resmetmiştir.
Yani büyük aşkı Diego Rivera ile birlikteliklerini. 
Hep sevmiş, hiç aklından çıkaramamıştır onu. Ne kötülüğünde ne de ayrılışlarında.
Kahlo, ilişkilerini "Hayatımda iki büyük kaza geçirdim; biri Diego'ydu ve diğerinde ise b,r tren az daha beni öldürüyordu. Diego kesinlikle çok daha yıkıcıydı." diye tarif etmiştir.






 Eserlerinde hep bir olaydan esinlenmiş, onları kendi dilinde anlatmıştır Frida.
Bu tablo ise "Two Fridas" adlı bilinir ve Diego ile ayrılması üzerine yaşadığı derin acıyı anlatmıştır.
Tablonun anlattığı ise yine insanın kendine dönüşüdür.

Diego sonrası yaşadığı acıyı ne hisli ne güzel anlatmış!






Frida Kahlo bu kadarla bitmiyor tabi ki, Frida Kahlo çok daha derin biri.
Ama bir postta anlatabileceklerim maalesef kısıtlı oluyor.
Eğer merak eden olursa diye birkaç link verip Kahlo'nun hayatına davet etmek istiyorum.





Ve postu Frida Kahlo'nun çok sevdiğim bir şiirden kısa bir kesit ile bitirmek istiyorum.


"Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim!
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden senden vageçtim." 



SEVGİYLE KALIN..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder