20 Nisan 2019 Cumartesi

Hakan Günday- Kinyas ve Kayra

"Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. Ve tükenmez huzur arayışımız, hayatta kalmamızı sağlıyor. "

MERHABALAR!
Bugün sizlerle sonunda Kinyas ve Kayra kitabı hakkında düşüncelerimi paylaşacağım. 
Kitabı bitirmem sınavlarımdan dolayı biraz uzun sürdü ama bitti işte. :) Kitabı çok uzun yıllardır okumak istiyor ama bir türlü alıp da okuyamamıştım. Bu süreçte tabi kitaplar hakkında konuştuğum tüm insanlar bu kitabın hayranıydı ve aşırı bir bağlılık duyuyorlardı. Ben de herkesin bu kadar sevdiği kitabı biraz araştırdım ve aslında sevenleri kadar sevmeyenlerinin de fazlaca olduğunu gördüm. Bu ilk başta beni çok şaşırtmıştı ama kitabı okuyunca çok da şaşırtmamaya başladı. :)

İlk önce biraz kitaptan ve yazardan bahsedip sonra da yorumuma geçmek istiyorum.

"Yani hiçbir sayı tam değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız."

Hakan Günday daha çok yeraltı edebiyatına ait eserler yazan bir yazar olarak görülmekte. Dili eleştirel ve felsefik altyapı barındıran cümlelere sahip. Bu bilgileri aslında çok dikkate almıyoruz yazarları/kitapları değerlendirirken fakat bence yorumları etkileyen önemli bir kesit. Hakan Günday, Kinyas ve Kayra kitabını 23 yaşında ele almış ve ilk romanı. Sanırım bu bilgi de yorum yaparken dikkate alınmalı. :)
Şimdi kitap yorumuna geçebiliriz..

Kitap genel olarak güzel. Kitapta anlatılan olayları yeraltı edebiyatında klasik diyebileceğimiz olayların yazarın hayal gücü ile kurgulanmış şekli diye ifade edebilirim. Kitap okunması akıcı bir kitap, dili güzel, olaylar sizi kendine çekebilecek şekilde. Kitapta bir iki kısımda için insanların eleştirileri mevcut. Bunlardan ilki kitabın ilk kısımlarındaki devrik cümleler çoğu insanı zorlamış, fakat sanırım kendim de devrik cümleler kurduğum için beni çok rahatsız etmedi. :) Zaten kitap ilerledikçe dil de daha akıcı hale geliyor ve akış çok rahatsız etmiyor. İkincisi ise rahatsız olunan şey de cümlelerin sürekli "..." ile bitiyor oluşu yani tamamlanmaması. O açıkcası beni de biraz darladı. :) Ama yine akışa çok büyük olumsuzluk katmıyor.
Benim için en tatmin edici kısmı ise yazarın kullandığı birçok cümlenin insanı etkiliyor oluşu.Çok güzel yerlere değindiğini ve bunları iyi bir şekilde aktardığını düşünüyorum. Bir de 23 yaşında yazıldığını düşününce gerçekten başarılı buldum. 23 yaşındayım ve bu kadar güzel ifadeler bulabiliyor muyum? Hayır. :)

Kitaba aşık oldum, aşırı iyi diyemeyeceğim. Sanırım kitap hakkında hep olumlu yorumlar duyduğum için beklentimi çok yüksek tuttum ve dolayısıyla beklentimi tam karşılayamadı. Kitap asla kötü bir eser değil, sadece belli bir kesimin anlattığı kadar tatmin edici bulmadım. Bunun birçok sebebi olabilir tabi ki. Bir kere okuduğum dönem kesinlikle artık o sadece karamsarlık duygularıyla beslenmiş, o duyguyla şekillenmiş bir kitabı okumaya müsait değil diye düşünüyorum. Belki bu kitabı lisede daha dünyayla kavgalı olduğumuz bir dönemde okusaydım benim de aşırı övdüğüm ve başucuma koyacağım bir kitap olabilirdi. :)

Benim kitap hakkındaki yorumum bu şekildeydi, umarım yardımcı olmuştur. :)

""Seni anlıyorum" demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada.. Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur."

SEVGİYLE KALIN..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder