"Fazla yorgun olduğum zaman çekilmez oluyorum, her zaman da fazla yorgun insan."
MERHABALAR!
Homo Faber kitabını kitabevi gezerken rastladığım ve üzerine düşünmeden aldığım bir kitaptı. Yazarın başka kitabını okumamıştım veya birinden öneri olarak duymamıştım. Sadece konusu ilgimi çekmişti ve almıştım. Ama söylemem gerekir ki pişman olmadım. :)
Kitabın arka kapağını paylaşıp yoruma geçiyorum hemen.
"İsviçreli yazar Max Frish, XX. yüzyılın iz bırakan entelektüellerinden biri; modern insanın açmazlarını anlatan başarılı bir gözlemci" -Arka kapaktaki bu bilgiyi yazar hakkında kısa bir yorum olarak eklemek istedim.
"Max Frisch'in ünlü yapıtı Homo Faber, romanın kahramanı Walter Faber'in kişiliğinde ayakları 'hep' yere basan, salt akla inanan, dünya görüşünü yalnızca teknoloji ve matematiğin verileri üstüne kuran modern insanın trajedisini sergiler. Yaşamın 'öte yanını' yadsımayı yaşam ilkesi olarak benimseyen Faber, sonunda bir dizirastlantının kurbanı olur; bu rastlantılar Walter Faber'i insanlığın yaradılışından bu yana günahların en korkuncu sayılmış bir günahın kucağına itecektir. (...) Sanatçı kişiliği, Thornthon Wilder ve Bertoit Brecht'in belirgin izlerini yansıtan Frisch'in bu kitabı, XX. yüzyılın roman yazınının başyapıtlarından biridir." -Ahmet Cemal
" 'Sizin toplumunuzda insan geberebilir,' dedim, 'siz farkına bile varmazsınız geberdiğinizin, dostluk diye bir şey bilmezsiniz, toplumumuzda geberir insan!' diye bağırdım, 'Neden sanki birbirimizle konuşuyoruz?' diye bağırdım, 'Neden (kendi sesimi kendim de duydum) haberiniz bile olmadan biri ölebilirse neden bu topluluk bir arada?' "
Kitap yorumuna geçelim...
Kitap ilk olarak verdiği mesaj ile dikkatimi çekmişti. Günümüzde insanların itildiği mekanik olmaya yönelik bir eleştiri diyebiliriz. Duyguların olmadığı, her şeyi matematiksel açıkladığımız, fayda- zarar denklemini sürekli kullandığımız bir hayat yaşıyoruz veya yaşamaya itiliyoruz. Yoksa maalesef sistem bizi harcıyor. Duygularımız bizim zayıflığımız olarak karşımıza çıkıyor, biz de onları yok etmeye çalışıyoruz.
Ama aslında gerçeklerin, insan olmanın öyle olmadığını çarpıcı bir şekilde bize gösteriyor Max Frisch.
Okumaktan memnun olduğum bir kitap. Eğer siz de modern dünyayla savaşıyorken duygularınızla da savaşıyorsanız okuyup bir silkelenme yaşayabilirsiniz. :)
Kitabın konusu da sıkıcı olmayıp kendini okutuyor. Spoiler vermeden anlatmam gerekirse Walter Faber'in iş için çıktığı yolculukta karşılaştığı eski bir arkadaşının kardeşi ile olaylar başlıyor. Başına bir sürü aksilik gelmesinin yanı sıra eskide kalmış bir çok insan ile de karşılaşıyor bu seyahatlerde. Ve asıl hikaye oluşuyor.
Toparlayacak olursam kitap konusu, akıcı anlatımı ve vermek istediği mesaj ile benden geçer not aldı ve kitaplığımda güzel bir yere yerleşti. :)
Umarım bir fikir edinmenizi sağlayabilmişimdir. :)
"İnsanların yaşantıdan söz ederken neyi kastettiklerini kendi kendime çoğu kez sormuşumdur. Bir teknisyenim ve her şeyi olduğu gibi görmeye alışkınım. Onların sözünü ettiği şeyi çok iyi görüyorum. Kör değilim ya!"
SEVGİYLE KALIN...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder