8 Ekim 2020 Perşembe

Çocuklukta İhmalin İzi / Psikoloji Kitapları Serisi-2

 

MERHABALAR!

Bloga çok ara vermeden hemen serinin ikinci kitabını aslında kitaplarını paylaşmak istedim. Ve en baştan şunu söylemek istiyorum, LÜTFEN BU KİTAPLARI OKUYUN!


                 Kitaplar:

-Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi

-Çocuklukta İhmalin İzi: Çözümler


Kitapları alırken aslında çok araştırmamıştım. Psikoloji kitabı okumak istiyordum ve gezinirken denk geldim. Konusu ilgimi çekincede "ya çok hoşuma gidecek ve iyi ki okudum diyeceğim ya da hmm neyse yine de bir şeyler canlandırdı kafamda diyeceğim" diyerek kitapları aldım. Ve şu an iyi ki aldım diyorum!

Birçoğumuzun çocukluk anıları hala aklındadır. Bazılarımızın çok zor geçen, şiddete maruz kaldığı, kabul görmediği bir çocukluğu olmuştur. Bazılarımızın ise her şeyin çok iyi olduğu, istedikleri oyuncaklara, eşyalara kavuşmakta zorlanmadıkları, şiddetin ş'sini görmedikleri, ebeveynleriyle birlikte mutlu bir çocukluğu olmuştur. 

Peki ya duygusal ihmal?

2 Ekim 2020 Cuma

İyi Hissetmek/ Psikoloji Kitapları Serisi-1


 Merhabalar!

Yeni bir seri ile karşınızdayım. Ve bunun için çok heyecanlıyım!

Psikoloji kitaplarını üniversite yıllarımdan beri çok severek okuyorum, hatta edebiyattan daha fazla seviyor olabilirim.🙊 

Son birkaç aydır da sürekli psikoloji kitapları okuyorum ve hepsini ciddi anlamda çok beğendim. O yüzden böyle bir seri yapıp sizlerle de paylaşmak istedim.

İlk kitabımız İyi Hissetmek kitabı. Aslında bu kitabı bir çoğunuzun duyduğunu, incelediğini, okuduğuna eminim ama okumayanlar için de bir bilgi olması adına yazmak istedim.

Kitap bir kendine yardım kitabı olarak geçiyor. Yanlış anlaşılma olmasın kesinlikle kişisel gelişim kitabı değil, psikoterapi kadar etkili olduğu kanıtlanan/söylenen bir KENDİNE YARDIM kitabı. Kendine yardım kitapları tartışma konusu olsa da bu kitabın depresyon hastaları üerinde %70 oranında olumlu etki sağladığı gözlenmiş. Bilişsel terapinin özellikle yoğun bir depresyon yaşamayan insanlar için gerçek bir destek sağlayabileceği taraftarıyım ben de, bir depresyon hastası olarak 😶

Kitabı okuduğum dönemde duygudurumum çok iyi değildi ve okurken aslında kendimi biraz kötü hissettiğimi söylemeliyim. Sürekli bir çaba halinde olmak zorundaymış gibi hissettim. Duygudurumu normal olmayan insanların hayatı, üstüne ekstra işler eklenmemiş halini bile, yaşayabilmek için ne çok çaba sarfetmeleri gerekiyor. Ama şimdi bakınca hatırlamamız gereken şeyleri saniyelik hatırlatmalar olarak görebiliyorum.

Biraz iç dökmeli bir post oldu bu sanırım, kitap yorumundan ziyade.🤭 Olsun, bu da böyle bir yazı olsun o halde! 

Kitap yorumu da yapmak gerekirse...

23 Şubat 2020 Pazar

Oscar Wilde- Dorian Gray'in Portresi

" -Bu gece günceme yazacağım.
+ Neyi?
- Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini."



Merhabalar!
Bugün bahsedeceğim kitap yazıldığı dönemde çok eleştirilen, yazarına büyük acılar yaşatan 'Dorian Gray'in Portresi'
Kitap yorumuma geçmeden önce biraz yazardan ve kitabın yazarın hayatına etkisinden kısaca bahsetmek istiyorum.

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Max Frisch- Homo Faber

"Fazla yorgun olduğum zaman çekilmez oluyorum, her zaman da fazla yorgun insan."

MERHABALAR!

Homo Faber kitabını kitabevi gezerken rastladığım ve üzerine düşünmeden aldığım bir kitaptı. Yazarın başka kitabını okumamıştım veya birinden öneri olarak duymamıştım. Sadece konusu ilgimi çekmişti ve almıştım. Ama söylemem gerekir ki pişman olmadım. :)

Kitabın arka kapağını paylaşıp yoruma geçiyorum hemen. 

"İsviçreli yazar Max Frish, XX. yüzyılın iz bırakan entelektüellerinden biri; modern insanın açmazlarını anlatan başarılı bir gözlemci" -Arka kapaktaki bu bilgiyi yazar hakkında kısa bir yorum olarak eklemek istedim. 

"Max Frisch'in ünlü yapıtı Homo Faber, romanın kahramanı Walter Faber'in kişiliğinde ayakları 'hep' yere basan, salt akla inanan, dünya görüşünü yalnızca teknoloji ve matematiğin verileri üstüne kuran modern insanın trajedisini sergiler. Yaşamın 'öte yanını' yadsımayı yaşam ilkesi olarak benimseyen Faber, sonunda bir dizirastlantının kurbanı olur; bu rastlantılar Walter Faber'i insanlığın yaradılışından bu yana günahların en korkuncu sayılmış bir günahın kucağına itecektir. (...) Sanatçı kişiliği, Thornthon Wilder ve Bertoit Brecht'in belirgin izlerini yansıtan Frisch'in bu kitabı, XX. yüzyılın roman yazınının başyapıtlarından biridir." -Ahmet Cemal

10 Mayıs 2019 Cuma

Patrick Süskind- Koku

"Parfüm zaman içinde yaşar; gençliği, olgunluğu, yaşlılığı vardır. Ve ancak hayatının üç çağında da aynı hoş biçimde koku veriyorsa başarılı olmuş denebilir."

MERHABALAR!
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitap!
Kurgusu, baş karakteri, betimlemeleri, olay akışı çok çok başarılıydı. Zaten Alman edebiyatı beni büyük ölçüde mutlu etmiştir. :) Gerçekten bu kadar geç okuduğum için üzgünüm.

Patrick Süskind modern edebiyatın öncülerinden kabul edilmiş Alman roman, senaryo ve radyo oyunu yazarı. Kendisi hakkında çok az şey bilinen yazarın dikkat çeken birkaç özelliği bulunmakta. Mesela fotoğraf çekilmekten hoşlanmıyor, röportaj vermiyor ve asla edebiyat ödüllerini kabul etmiyormuş. (İnsanlarla iletişim kurmayı sevmediği de söylenenler arasında.) 

Uzatmadan sizinle ilk arka kapak yazısını sonra da yorumumu paylaşmak istiyorum.

"Patrick Süskind'in, Almanya'da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan 'Koku' adlı bu romanı, gerçekte alışagelmiş çok satarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisi sergileyen bir kitap. Olay, 18.yüzyıl Fransa'sında geçer; kitabın kahramanı Jean- Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını yitirir.. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimi verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dahiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir."

20 Nisan 2019 Cumartesi

Hakan Günday- Kinyas ve Kayra

"Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. Ve tükenmez huzur arayışımız, hayatta kalmamızı sağlıyor. "

MERHABALAR!
Bugün sizlerle sonunda Kinyas ve Kayra kitabı hakkında düşüncelerimi paylaşacağım. 
Kitabı bitirmem sınavlarımdan dolayı biraz uzun sürdü ama bitti işte. :) Kitabı çok uzun yıllardır okumak istiyor ama bir türlü alıp da okuyamamıştım. Bu süreçte tabi kitaplar hakkında konuştuğum tüm insanlar bu kitabın hayranıydı ve aşırı bir bağlılık duyuyorlardı. Ben de herkesin bu kadar sevdiği kitabı biraz araştırdım ve aslında sevenleri kadar sevmeyenlerinin de fazlaca olduğunu gördüm. Bu ilk başta beni çok şaşırtmıştı ama kitabı okuyunca çok da şaşırtmamaya başladı. :)

İlk önce biraz kitaptan ve yazardan bahsedip sonra da yorumuma geçmek istiyorum.

1 Nisan 2019 Pazartesi

George Orwell- Hayvan Çiftliği

"... bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalıklarından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?"

MERHABALAR!

Bugün sizlerle hakkında kötü bir yorum duyulmayan ve hatta şiddetle tavsiye edilen bir kitap olan Hayvan Çiftliği hakkında görüşlerimi paylaşacağım. Kitabı geçen yıl okumuştum ama geçen olaylar hala net bir şekilde aklımda. Kitap hakkında yorumuma geçmeden önce fikir vermesi açısından arka kapak yazısının bir kısmını şuraya iliştirmek isterim.