28 Mart 2015 Cumartesi

Oruç Aruoba ile Tanışalım


Merhabalaar :)


Yeni bir tag başlatıyorum bu gün de :) Tagın amacı daha önce tanışmadığım yazarlar ve eserleri hakkında ön araştırmalarımı sizinle paylaşmak ve eğer tanışmadıysanız tanıştırmak :)


İlk yazar Oruç Aruoba. Büyük çoğunluğunuz tanıyordur mutlaka ama ben daha yeni farkında olabildim maalesef. Kitaplarını okuyan herkes o kadar büyük bir aşkla bağlanmış ki yazara ben de dayanamayıp bir kaç spoiler edindim :) Ve evet kesinlikle bütün güzel yorumları hakediyor, bütün kitaplarını almak için elimdeki kitapların bitmesini bekleyebilecek miyim hiç bilmiyorum :))

İlk önce yazar hakkında daha sonra da birkaç kitabının arka kapak yazısını (veya benzeri bir bilgi) vererek devam edeceğim. (Kitaplar bende olmadığı için bir bağ kurup da ek yorum yapamıyorum maalesef, denedim ama gerçekten D: )





Oruç Aruoba ilk önce Hacettepe Üniversitesi'nde psikoloji dalında lisans ve yüksek lisans yapmış. Daha sonra yine Hacettepe Üniversitesi'nde felsefe bilim uzmanı olmuş. 
Ağırlıklı olarak yazı ve çeviri işleriyle uğraşan Aruoba'nın çalışmaları saygın edebiyat dergilerinde yer aldı. Bir dönem Açık Radyo'da Filozof Dedikoduları isimli programı da hazırlayıp sunmuş. Hala serbest yazar olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Kendisi Türkiye'nin yetiştiği en önemli düşünürler arasındadır.
Özgün bir stille yazdığı Haiku tarzındaki şiirleri de herkes tarafından ilgiyle takip edilmektedir.
Kendisine "Türkiye'nin Nietzsche'si diyenler de hayli fazla. 

En çok ilgi gören kitapları:
-İle
-Uzak
-Hani
-Yakın
-De Ki İşte
-Ne Ki Hiç



Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990'da "De Ki İşte" ile başlamıştık. De Ki İşte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.
1986-88 yılları arasında yazılmış olan De Ki İşte, daha önce yayımlanmış Tümceler ve daha sonra yayımlanan Yürüme adlı ciltlerle birlikte Yürüme Üçlüsü'nü oluşturmaktadır. De Ki İşte’nin bugün de Oruç Aruoba'ya başlamak için ilk kitap olduğunu düşünüyoruz.

"Hani, yana yana dibine varmış bir mumun içinde oluşan oyuğun çeperi bir noktasında çatlamış, eriyik madde dışarı akmış, fitili de açıkta kalıp tükenmişken, çatlağı akmış maddeyle doldurup tıkayarak bitkin fitili yeniden yakınca, ufacık, güçsüz, belli belirsiz; ama, pırıl pırıl, yoğun, direngen -altı canlı mavi; üstü parlak sarı- bir alev elde edersin ya - onun gibi işte..." – Oruç Aruoba
"Hani", Oruç Aruoba'nın Yürüme Üçlüsü'nün (Yürüme, De Ki İşte, Tümceler) tamamlanmasının ardından 1993'te yayımladığı kitabıdır.

Oruç Aruoba, Uzak ile Yakın ikili / dörtlüsünü tamamladıktan sonra, 1999'da İle'yi yayımladı.
İle, "Önce", "İlişki Defteri" ve "Sonra" başlıklarını taşıyan üç bölüm halinde, ilişki üzerine tutulmuş uzun bir günce... Çok zevkli bir okuma, çünkü her okurun kendinden ve kendi ilişkilerinden çok şey bulabileceği şeyler var…

Oruç Aruoba 1990-92 yılları arasında Yürüme Üçlüsü dizisi içinde yer alan Yürüme - De Ki İşte - Tümceler adlı ciltleri yayımladı. Bu diziyi Hani (1993), Uzak (1995) ile Yakın(1997) takip etti.
"Uzak" cildi içinde bir araya getirilen "Tavşan Besleyene Kılavuz" (1993-94) ile "Özlem Çekene Kılavuz" (1993-95), daha sonra yayımlanan "Yakın" adlı ciltte bir araya getirilen "Ateş Yakana Kılavuz" ve "Kut Arayana Kılavuz" ile ikili / dörtlü bir bütünlük içinde düşünülmelidir.

Oruç Aruoba 1990-92 yılları arasında Yürüme Üçlüsü dizisi içinde yer alan "Yürüme - De Ki İşte - Tümceler" adlı ciltleri yayımladı. Bu diziyi Hani (1993), Uzak (1995) ile Yakın(1997) takip etti.
"Uzak" cildi içinde bir araya getirilen "Tavşan Besleyene Kılavuz" (1993-94) ile "Özlem Çekene Kılavuz" (1993-95), daha sonra yayımlanan "Yakın" adlı ciltte bir araya getirilen "Ateş Yakana Kılavuz" ve "Kut Arayana Kılavuz" ile ikili / dörtlü bir bütünlük içinde düşünülmelidir.


SEVGİYLE KALIN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder