Kitap: Kırmızı Pazartesi
Yazar: Gabriel Garcia Mirquez
Orjinal Adı: Crónica de una muerte anunciada
Çeviri: İnci Kut
Yayıncı: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 107
Basım Yılı: 1982
Tür: Klasik
Puanım: 4.3
Merhaba sevgili okurlarım :) Dün Marslı kitabını bitirdikten sonra gece
kendime hedef koydum ve ünlü yazar Gabriel G. Marquez'in ünlü eseri
"Kırmızı Pazartesi" kitabını bitirmeye çalıştım. Tam bitecek derken
de beynim ve gözlerim beni yarı yolda bıraktı ve sabaha kaldı bir kısmı. Ama
olsundu, sabah hemen biterdi, değerine yakışır bir hızda okunmuştu :) Ve hemen
eve gelinip blogun başına oturdum, hemen anlatmalıyım, hemen
okumalısınız.
YAZAR
Geçen yıl Nisan ayında hayatını kaybeden büyük yazar Gabriel G. Marquez. birçok roman, hikaye ve oyun yazmıştır. Kitaplarının bir kısmı hala Türkçe'ye çevrilmemekle beraber çevrilen eserlerinin çoğu üstün bir edebiyat içeriğine sahip.
20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilir.1972'de Neustadt International Prize for Literature ve 1982'de Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır.
En iyi bilinen romanları Yüzyıllık Yalnızlık (1967), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975) ve Kolera Günlerinde Aşk (1985) olmuştur.
En önemlisi sıradan ve gerçekçi durumların aksine sihirli öğeleri ve olayları kullanan Büyülü Gerçekçilik olarak adlandırılmış bir edebiyat tarzı yaygınlaşırken, eserleri önemli eleştirel beğenileri ve geniş bir ticari başarı elde etti. Bazı eserlerinde Macondo (doğduğu şehir olan Aracataca'dan esinlenerek) ismi verilen kurgusal bir köyü anlatır ve çoğunda yalnızlık teması işlendiği gözlemlenir.
YORUM
Kitabın röportaj içerikli olması ve hakim bakış açısıyla yazılmış olması kitabı akıcı kılmış ve buna benzer birçok kitap içinde de bir farklılık oluşturmuş. Zaten dili kullanış şekli de akıcılığı desteklemiş. Yani yazarımız büyüklüğünü bu kitapta fazlasıyla göstermiş. :)
Kitap hakkında söyleyebilecek bir çok iyi şey var ama bunlara geçmeden tek bir eksi özellikten (tabi bu bana göre ) bahsetmeliyim, o da karakterler. Hem olabildiğince fazlalar hem de İspanyol adları aklımda tutamıyorum ! Kitabı okurken sürekli "ay o kimdi, ay bu kimdi" dedim ve bir karakter haritası da olmayınca baya zorlandım. Ancak sona geldiğimde kim kimdi ezberleyebildim :)
Artı özelliklere gelecek olursak, yazarın cümlelerin arasına mesajlar bırakmış olması edebi değeri yükselttiği gibi kitabın karakterini de yükseltmiş. Dili, olaya bakışı, olayları aktarışı olarak başarılıydı. Zaten Gabriel G. Marquez gibi bir yazarı eleştirmek de pek mantıklı olmaz diye düşünüyorum:)
DİĞER YORUMLAR
Yazarımız bir röportajında kitabın kendisi için önemini "Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi öz yaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnuttum. Bundan önce de en iyi romanım 'Yüzyıllık Yalnızlık' değil de 'Albaya Mektup Yazan Kimse Yok' adlı eserim idi. Ben öyle sanıyordum; ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın 'Kırmızı Pazartesi' olduğunu sanıyorum." sözleriyle vurgulamış.
ARKA KAPAK
Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruh çözümü niteliği de kazanmış oluyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder