Merhabalar çok sevgili okurlarım :) Ben bu postu tam bir ay önce taslak olarak hazırlayıp sonra öylece bırakmıştım ve düzenlemek istememiştim nedense. Fakat artık yapmam gerektiğini düşünüp düzenlemeye karar verdim :)
Yazarımız Grange bir Fransız. Bazı edebiyatçılar onun için 'Avrupa'nın Stephen King'i' diyor. Fransız edebiyatının da öne çıkmış isimlerindendir. Hatta yazdığı romanların bazıları beyaz perdeye de aktarılmış.
Polisiye dalında en başarılı isimlerden olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden çoğu kitabını okudum :) Bir türlü Taş Meclisi ve Zener'in Laneti serisini okuyamadım, yakın zamanda temin edip okumayı düşünüyorum ama :)
Kitaplarından bazıları
- Leyleklerin Uçuşu
- Koloni
- Siyah Kan
- Şeytan Yemini
- Kızıl Nehirler
- Kurtlar İmparatorluğu
- Ölü Ruhlar Ormanı
- Sisle Gelen Yolcu
- Kaiken
Evet ben bu kitaplardan bazılarından bahsedeceğim, hepsinden bahsetmek biraz sıkıcı olur :)
Bir parantez açıp kitapların özellikleri hakkında da yazmamda da fayda olacak bence.
- Leyleklerin Uçuşu- 8 bölümlük bir dizi oldu.
- Kızıl Nehirler- Grange'in dünya çapında ün kazanmasını sağlayan kitap. 'Le Figaro tarafından 'Kuzuların Sessizliği'nden sonra yazılmış en iyi gerilim romanı olarak nitelendirilmiştir.
- Taş Meclisi- Verdiği bilgiler sebebiyle Grange, bir çok kişi tarafından 'Edebiyat Keşişi' olarak tanımlandı.
- Zener'in Laneti- çizgi roman şeklinde yazıldı.
İlk bahsetmek istediğim kitap tabi ki 'Koloni'. Grange'in en sevdiğim kitabı ve tabi hayal gücünü yüksek olduğu bir kitap. Kitap gerilim romanlarının farklı bir boyutuna değiniyor, cinayetler var fakat ne kan var ne de boğulma olayı. Peki nasıl ? Bunu söyleyince kitabın bütün büyüsü gider diye susmak zorundayım :) Kitabın konusu işlenen cinayetleri çözmeye çalışan 2 polisle şekilleniyor. Biri önceden bu katil grubunun içinde olan polis, diğeri ise emekli olmuş yaşlı bir polis. Olayları açığa çıkarabilmek içinse tabi ki aralarına sızmaları gerekmektedir. Bunun için bir yol ararlarken kayıtlarda bulunmayan bir binanın varlığından haberdar olurlar, binada bir koloni mevcuttur. Bu koloni her yıl yeni işçi almaktadır. Bizim genç polis de oraya tarla işçisi olarak işe girer. Etrafın boş olduğu bir gece binanın içine girmeyi başarır. Bunu çok geçmeden farkederler tabi. Yaşlı polisimiz de hemen yardım amaçlı gelir fakat o da tam başarılı olamaz yakalama işleminde. Bunlardan ayrı olarak polis teşkilatı da bu 2 polisin ne yaptığını araştırırlar ve burayı bularak amaçlarına ulaşırlar. Katiller kimlerdir ve nasıl işlerler cinayetleri ? Okuyun ve öğrenin derim :) Spoiler verdim ama az verdim diyelim :)
İkinci olarak da 'Siyah Kan'. Bu kitabı sevenleri çok olduğu gibi sevmeyenler de hayli fazla. Çünkü kitapta olaylar biraz karışık. Katil kim maktül kim biraz karışıyor ama ben bir hayli sevmiştim. Katil bir gazeteci bizim asıl katilimizle iletişime geçmek ister, bunun için de farklı bir ad kullanır. Şans ya kullandığı ad yeni yeni yıldızı parlayan bir kadının adıdır. Katilimiz kurban mı oluyor ? Okunmalı diye düşünüyorum. :)
Üçüncü olarak da benim favorilerimden olan ' Leyleklerin Uçuşu' güzel olacak. :) Konusu inanılmaz, şaşırtıcı gelmişti bana. Leyleklerin göç zamanında bazı leyleklerin kaybolduğunu anlayan Louis Antioche olayın peşine düşer. Araştırdıkça beklenmeyen cinayetler ve olaylarla karşılaşır. Herkesin seveceği bir kitap.
Son olarak da son kitabı 'Kaiken'den bahsedeyim. Kaiken benim isteklerimi tam karşılayamadı açıkçası. Olay örgüsü iyiydi aslında sanırım ben çok abartmıştım kafamda. Konusu ise hamile kadınları öldüren bir katil, onu yakalamaya çalışan bir polis gibi klasik bir konu. Kitabı farklılaştıran ise katilin kim olduğu, kimin peşinde olduğu veya neden o kişinin peşinde olduğu gibi ayrıntılar. İlk Grange kitabınız olursa kesinlikle çok seveceksiniz. Başları sıkıcı gelebilir ama bu kitap son sayfalarda olayı şekillendiren bir kitap.
Grange'in kitapları kesinlikle kaliteli ama hepsini okumak bir yerden sonra çıtanızı yükseltip yeterli bulmamaya sebep oluyor. Benim görüşlerim bu yönde en azından.
Bir sonraki postta kadar sevgiyle kalın :)
İkinci olarak da 'Siyah Kan'. Bu kitabı sevenleri çok olduğu gibi sevmeyenler de hayli fazla. Çünkü kitapta olaylar biraz karışık. Katil kim maktül kim biraz karışıyor ama ben bir hayli sevmiştim. Katil bir gazeteci bizim asıl katilimizle iletişime geçmek ister, bunun için de farklı bir ad kullanır. Şans ya kullandığı ad yeni yeni yıldızı parlayan bir kadının adıdır. Katilimiz kurban mı oluyor ? Okunmalı diye düşünüyorum. :)
Üçüncü olarak da benim favorilerimden olan ' Leyleklerin Uçuşu' güzel olacak. :) Konusu inanılmaz, şaşırtıcı gelmişti bana. Leyleklerin göç zamanında bazı leyleklerin kaybolduğunu anlayan Louis Antioche olayın peşine düşer. Araştırdıkça beklenmeyen cinayetler ve olaylarla karşılaşır. Herkesin seveceği bir kitap.
Son olarak da son kitabı 'Kaiken'den bahsedeyim. Kaiken benim isteklerimi tam karşılayamadı açıkçası. Olay örgüsü iyiydi aslında sanırım ben çok abartmıştım kafamda. Konusu ise hamile kadınları öldüren bir katil, onu yakalamaya çalışan bir polis gibi klasik bir konu. Kitabı farklılaştıran ise katilin kim olduğu, kimin peşinde olduğu veya neden o kişinin peşinde olduğu gibi ayrıntılar. İlk Grange kitabınız olursa kesinlikle çok seveceksiniz. Başları sıkıcı gelebilir ama bu kitap son sayfalarda olayı şekillendiren bir kitap.
Grange'in kitapları kesinlikle kaliteli ama hepsini okumak bir yerden sonra çıtanızı yükseltip yeterli bulmamaya sebep oluyor. Benim görüşlerim bu yönde en azından.
Bir sonraki postta kadar sevgiyle kalın :)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder