7 Ağustos 2014 Perşembe

Kürk Mantolu Madonna *spoiler içerir


Merhabalar canım okurlarım :) Bu postu yazıp yazmamak arasında baya bir gidip geldim ama sonunda blogumda bu yazı da olmalı deyip yazma kararı aldım. Belki okumayan ve fikir edinmek isteyenler vardır diye yazmaya çalışacağım. :)

Kısaca yazarımızdan bahsedecek olursak Sabahattin Ali 1907 yılında doğup 1948 yılında ölmüş değerli bir yazarımız. Kürk Mantolu Madonna ilk önce Hakikat dergisinde 1940-1941 yılları arasında 48 bölüm şeklinde yayımlanmış daha sonra 1943 yılında kitap olarak basılmış.



Kitap iki anlatıcı tarafından anlatılıyor, Raif Efendi ve Rasim. Ana karakterimiz Raif Efendi. Rasim de bize Raif Efendi'yi anlamada yardım ediyor. Rasim işsiz kaldığı bir zaman eski bir dostu olan Hamdi Bey ile karşılaşıyor ve bu sayede bir şirkette işe giriyor. Rasimden Raif Efendi ile aynı odada çalışması isteniyor. Raif Efendi sessiz, kendi halinde biri olduğu için pek bir muhabbetleri olmuyor. Bir gün Hamdi Bey, Raif Efendi'yi sert bir şekilde azarlıyor sonra Raif Efendi de Hamdi Bey'in resmini çiziyor, bunu gören Rasim artık Raif Efendi'ye farklı bir gözle bakmaya başlıyor.

Raif Efendi sürekli hastalanan ve bu sebeple sık sık işten uzak kalan biri ve bir gün yine ağır bir şekilde hastalanıyor, Rasim de merak edip evine ziyarete gidiyor. Raif Efendi ondan eşyalarını toplayıp getirmesini istiyor. Rasim eşyaları toplarken bir defter gözüne ilişiyor ve daha sonra o defteri kendine saklayıp akşam okumaya karar veriyor. Asıl hikaye buradan sonra başlıyor. :) Defter bir günlük,  Raif Efendi'nin günlüğü. Raif Efendi sanata çok düşkün biri aslında ve bir sergiye gittiği zaman Kürk Mantolu Madonna tablosu çok dikkatini çeker.  Günlerce gelip tabloya bakar ve sonunda tabloyu yapan insan Maria Puder ile tanışma fırsatı bulur.  Birlikte çok fazla vakit geçirirler.  Raif Efendi aşık olmuştur.  Bu olayların hepsi Almanya da geçer, bir gün babasının vefat haberi gelir ve hemen memlekete gelmesi istenir. Maria'ya daha sonra onu yanına aldıracağını söyler ve gider. Hep mektuplaşırlar fakat bir süre sonra Mariadan mektup gelmemeye başlar,  Raif Efendi'de artık Maria'nın ondan vazgeçtiğini düşünür ve evlenir. 10 yıl sonra Maria'nın bir akrabasından öğrenir gerçeği,  Maria çok hastadır ve 10 yıl önce ölmüştür. Ve bir Türkten bir çocuğu olduğunu söyler, Raif Efendi kızını  görür ve tren gider. Sonra bir deftere bütün hatıralarını yazmaya başlar.  Rasim defteri götürdüğünde Raif Efendi'nin öldüğünü öğrenir.

Bitmesin dediğim bir post oldu, yazarken bir daha okumak istedim :) umarım sizde de o his oluşur :)

Sevgiyle kalın..

2 yorum:

  1. Kitabın ismi bu ara ,yeni baskısından sanırım, çok duyuluyor. Hikayeyi merak ediyordum ama kitabı okumak istemiyordum. İyi oldu bu. Ama spoilersız ön bilgi isteyenler bu posta kızabilir :D Güzel post [Başparmakyukarıda.gif]

    YanıtlaSil