"Herkesin bir gideni vardır.
İçinden bir türlü uğurlayamadığı.." -Turgut Uyar
İyi geceler herkese! :)
Beni instagramdan takip ediyorsanız eğer bu aralar Edip Cansever'e taktığımı biliyorsunuzdur. Durum böyle olunca neden İkinci Yeni hakkında yazmıyorum ki diye düşündüm.
Çünkü Edip Cansever sevdiğim kadar İlhan Berk, Turgut Uyar ve Cemal Süreya gibi isimlerin de hayranıyım.
Kendi dönemlerinde çok eleştirilseler de artık günümüzde sevenlerinin çoğaldığını düşünüyorum. Evet biçimcilerdi ve şiirlerinde anlam bulmak çoğu kez zor ama yine de şiirin bir insana hissettirmeleri gereken duyguları bize aktarabildiklerini düşünüyorum.
****
****
"Kan sızıyor bir halkın dinmeyen uğultusundan.." -Turgut Uyar
Evet biraz İkinci Yeni akımı hakkında konuşup sonra da öncülerinin adını anıp birkaç şiir ile postu bitireceğim. :)
****
Garip akımından sonra 1950'li yıllarda ortaya çıkan akımın isim babası bir çok yayın yapmış olan yazar,şair Muzaffer İlhan Erdost'tur. (İlhan ismini kardeşi öldürüldükten sonra kardeşinin ismi olduğu için almıştır)
İkinci Yeni'nin doğuşu Cemal Süreya'nın kitabı olan "Üvercinka" ile olmuştur. Daha sonra şairler eserlerini ilk önce "Pazar Postası" gazetesinde yayımlamışlar ve gazete İkinci Yeni şiirlerinin yayılmasına imkan sağlamıştır.
İkinci Yeni'nin teması ise mantıksal olmak değil de gerçeküstücülük üzerineydi, bu bir çok kişinin eleştirmesine neden olmuşsa da kendilerinden ödün vermemişlerdir.
Eserlerinin I.Yeniler aksine toplumsal değil de aydın kesim için olduğunu savunmuş ve daha edebi bir dil kullanıp daha çok imgeye yer vermişlerdir.
Eserlerini herkese mal etmiyor olsalar da bana kalırsa eserleri daha çok evrensel olmuştur, çünkü toplumsal olaylar değil her toplumu tatmin edecek duygulara yer vermişlerdir.
Evet II.Yeniler hakkında genel olarak bunları söyleyebilirim. Şimdi biraz da şiirden devam edelim! :)
****
"Sensin artık ne varsa:
Aşktı, kavgaydı, uzak yerler özlemiydi.." -Cemal Süreya
Mesela Cemal Süreya sadece bir kesime hitap edebilir diye kim diyebilir ki?
Bizim bütün şiirlerimiz biraz da Cemal Süreya içermez mi oysa.
"...
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.
..."
****
Bir de Ece Ayhan'ımız vardır.
Bir duruşu vardır.
Edebiyatımızın "huysuz, hırçın şairi"dir.
Edebiyatımızın Bukowski'sidir.
Nasıl sevilmez?
"...
Bir şair tanırım
Onunki içler acısı
Kalbini asla vermemiş
Çalmışlar
Kalbi eski bir efsanede saklı.."
****
Ah Edip Cansever,
Ah benim bütün hislerimin tercümanı,
Ah benim üstadım.
Bir Edip yetişmiş arkadaşlar bizim topraklarımızda, nasıl bir gururdur bu? Sahip çıkmalıyız diye düşünüyorum.
Edip Cansever'in II.Yeni akımı şairlerinden en önemli farkı sanırım anlamlı olmayı asla bırakmamış olmasıdır sanırım. Evet anlaşılması güç şiirler yazmıştır o da ama asla anlamdan kopmadan. Yaşayışla olay olmuş bir yazardır üstelik. Hep yazmış, hep hissettirmiş bize.(Edip Cansever hakkında konuşmayı çok severim o yüzden başka bir postta devam edebiliriz bu konuya) :)
"Güz ve kış ve ilkbahar geçti
Yaz çarçabuk geçti
Hepsi tekrar tekrar geçtiler
Bu bana uzun geldi
Gecem avurtlarım gibi çöktü
Ve çöktüm
Sabahım, sabahlarım
Kabından taşan sütler gibi büyüdü
Ve taştım
Gün güne taşındı, yıl yıla
Gitmedim, gidemedim..."
****
Evet postu burada bitiriyorum. :)
Benim için en sevilesi konulardan biri olduğu için yazarken de çok pozitiftim, umarım siz de beğenirsiniz. :)
****
SEVGİYLE KALIN..





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder