27 Şubat 2015 Cuma

Barcelona'dan Roma'ya




Merhabalar efendim :)

Bugün çok bilinmeyen, sahaflarının tozlu rafları arasında kaybolmuş bir yazardan ve kitaptan bahsedeceğim. :) Bu kitapla Ankara Congresium'da olan kitap fuarı sayesinde tanıştım. Bu sefer kitap fuarına ek olarak sahaflar bölümü eklenmiş ki bence en güzeli orasıydı, her daim olmalı. Bu kitapta orada karşıma çıktı. Seyahat türünde bir deneme yazısı olduğu için ilgimi fazlasıyla üzerine çekti. :)

Gökay Kaplancı hakkında bir bilgi maalesef bulamadım,Sanırım yayınlanmış tek bir kitabı var ve gündemimize çok girememiş bir yazar olarak kalmış.

Kitap yazarımız ve 2 arkadaşının hayatlarını 'yaşıyorum hissiyle' doldurmak amacıyla çıktıkları bir seyahati ele alıyor.  Bu seyahat Barcelona'dan başlayıp Roma'ya kadar 7 şehri kapsıyor. Bu şehirleri gezerken kimi zaman otele alınmıyor kimi zaman gece hayatında bütün paralarını kaptırıyorlar. :) Aynı zamanda yazar gittiği her yer hakkında bize bilgiler de veriyor ki bu da size kendinizi o şehirlerde birlikte geziyormuş hissini veriyor. :) Dilinin de akıcı ve sade olması sebebiyle zevkle okunabilecek bir kitap. 

Kitabı merak ediyorsanız sahaflarda bulabilirsiniz diye düşünüyorum. :)

20 Şubat 2015 Cuma

Ali Ural Kitapları


Merhaba arkadaşlar :)

Ali Ural kitaplarının ilk izlenimi hakkında bir post yayınlamıştım daha önce. Şimdi de kitaplar bitti ve benim kendi yorumlarımla kısa bir şekilde bahsetmeye çalışacağım.


İlk önce herkesin fazlasıyla övdüğü 'Posta Kutusundaki Mızıka' kitabını okudum. Ve diyebilirim ki kitabını okumaya kıyamadım, bitecek diye ilk cümlesinden üzülmeye başladım, aynı sayfaları tekrar okuyarak bitmesini geçiktirmeye çalıştım hatta ama yine de bitti :(

Bir kitap ancak bu kadar başucu kitabı olabilirdi, ancak bu kadar defterlere dökülebilirdi. Her satırı sizinle de paylaşmak istedim tabi, bunun mümkün olmadığını bildiğimden yine defterime sığındım ve size de 'lütfen okuyun, okutun' demekle yetineceğim.

Bununla birlikte her satırda ağlama hissi oluştu bende, belki bir dosta mektup yazma hissimden ama o dostu bulamamaktandı, bilmiyorum. 

Kitaptan bazı bölümler seçtim ve ayrı bir post da sizinle paylaşacağım onları da,okumayanlar olacaktır kitabı belki fikirleri değişir de gidip kitabı alırlar hemen diye.,

Kitap deneme kitabı olduğu için bir konusundan bahsedemeyiz tabi ki. diğer açıdan yazı stili olarak mektuplar şeklinde oluşturmuş kitabı yazarımız ve bölümlere ayırmış. Dili ise sade ama bazı bölümlerde edebi açıdan cümleler sizi düşündürüyor, ki bu kitabı mükemmele yaklaştırıyor :)


9 Şubat 2015 Pazartesi

Ali Ural Kitapları *İlk İzlenim


Merhaba sevgili arkadaşlar :)

Bugün kütüphanemde uzun zamandır bulunan ama unutulmuş Ali Ural kitaplarıyla karşılaştım, ki bu kitaplar özenle imzalanmış kitaplardı. EMEĞE SAYGI !

Uzun zamandır Ahmet Ümit kitaplarına gömülmüştüm ve art arda aynı tarz okumaktan sıkılmak üzereyimdir belki diyerek (hiç sanmıyorum öyle bir şey olacağını aslında:)) başka bir tarza geçmeyi düşünüyordum ve aynı zamanda çok severek takip ettiğim bir blogger da Ali Ural'ın kitaplarını çok övüyordu, merak içindeydim ki kitaplara denk geldim, iyi oldu :)

Bunlar böyle sürüp giderken bir de yazı yazmak gerek dedim, Ahmet Ümit kitaplarının yorumunu sonraya bıraktığım için elimde bir şey kalmadı ben de o zaman bir kez yazdığım bir seri olan "İlk İzlenim" yazısına bir tane daha ekliyeyim dedim. Hadi bakalım :)